İran'ın son dönemde gerçekleştirdiği füze ve insansız hava aracı saldırılarındaki isabet oranının artması, Washington'da yeni güvenlik tartışmalarını beraberinde getirdi. ABD'li yetkililer, Tahran'ın gelişen saldırı kapasitesinde Rusya ve Çin'den teknik destek almış olabileceği ihtimali üzerinde dururken, iddialara ilişkin istihbarat incelemelerinin sürdüğü bildirildi. Ancak şu ana kadar bu konuda kesin bir sonuca ulaşıldığı açıklanmadı.
Pentagon İran'ın Artan Kabiliyetini Yakından İzliyor
Son haftalarda ABD askerlerini hedef alan saldırılar ve bazı hassas tesislere yönelik isabetli operasyonların ardından Pentagon'da İran'ın askeri kapasitesindeki değişim mercek altına alındı.
ABD Savunma Bakanlığı yetkilileri, İran'ın füze ve drone sistemlerinin hava savunmalarını aşma konusunda daha başarılı hale geldiğini değerlendirirken, bu gelişimde yabancı ülkelerden alınan desteğin rol oynayıp oynamadığının araştırıldığını belirtti.
Rusya ve Çin İddiaları Araştırılıyor
ABD'li yetkililer, Rusya ve Çin'in İran'a belirli alanlarda destek sağladığını kabul ederken, bu desteğin kapsamına ilişkin ayrıntıların gizli tutulduğu ifade edildi.
Özellikle İran'ın son saldırılarındaki yüksek hassasiyet nedeniyle, istihbarat birimleri gelişmiş hedefleme bilgileri veya teknolojik destek sağlanmış olabileceği ihtimalini inceliyor. Bununla birlikte, soruşturmanın henüz tamamlanmadığı ve Rusya'nın doğrudan saldırılara destek verdiğine dair kesin bir sonuca ulaşılmadığı vurgulanıyor.
Gerilim Yeni Bir Boyuta Taşındı
İran ile ABD arasında son dönemde artan askeri gerilim, bölgedeki güvenlik endişelerini de artırmış durumda. ABD yönetimi, İran kaynaklı saldırılara karşı misilleme operasyonlarını sürdürürken, bölgede görev yapan Amerikan birliklerinin güvenliği için ilave önlemler alındığı belirtiliyor.
Uzmanlar ise İran'ın füze ve insansız hava aracı teknolojisindeki gelişimin yalnızca bölgesel güvenliği değil, küresel güç dengelerini de etkileyebilecek yeni bir dönemin işareti olabileceğini değerlendiriyor. Ancak Rusya ve Çin'in olası rolüne ilişkin iddiaların, resmi soruşturmalar tamamlanmadan kesinleşmiş bir bilgi olarak değerlendirilmemesi gerektiği ifade ediliyor.