Avrupa Parlamentosu'nun 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı'na ilişkin kabul ettiği karar, Türk İnternet Medya Birliği'nin (TİMBİR) tepkisini çekti. Yazılı bir açıklama yayımlayan TİMBİR, kararın tarihi olayları tek taraflı değerlendirdiğini savunarak, Avrupa Parlamentosu'nun yaklaşımının hem hukuki gerçeklerle hem de çözüm arayışlarıyla örtüşmediğini belirtti.
TİMBİR: Karar Hukuki ve Tarihi Gerçekleri Yansıtmıyor
TİMBİR Genel Başkan Vekili Ertan Birinci imzasıyla yayımlanan açıklamada, Avrupa Parlamentosu'nun aldığı kararın tarihi gerçekleri göz ardı ettiği ve siyasi değerlendirmeler üzerine kurulduğu ifade edildi. Açıklamada, 1974 yılında gerçekleştirilen Kıbrıs Barış Harekâtı'nın, Türkiye'nin 1960 Garanti Antlaşması'ndan doğan hak ve yükümlülükleri kapsamında gerçekleştirildiği vurgulandı.
Birlik, harekâtın temel amacının Kıbrıs Türk halkının güvenliğini sağlamak, anayasal düzeni yeniden tesis etmek ve olası daha büyük insani krizlerin önüne geçmek olduğunu belirterek, bu yönüyle müdahalenin uluslararası hukuk çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini savundu.
"Siyasi Yaklaşım Çözüm Sürecine Katkı Sunmuyor"
Açıklamada, Avrupa Parlamentosu'nun yarım asrı aşkın bir süre sonra tarihi olayları siyasi bakış açısıyla yeniden yorumlamasının Kıbrıs meselesinin çözümüne katkı sağlamadığı ifade edildi. TİMBİR, tek taraflı değerlendirmelerin taraflar arasındaki güven ortamını zedelediğini ve yeni kutuplaşmalara zemin hazırladığını ileri sürdü.
Ayrıca Avrupa Parlamentosu kararlarının hukuken bağlayıcı olmadığına dikkat çekilen açıklamada, kalıcı bir çözümün ancak adadaki iki halkın egemen eşitliği, eşit uluslararası statüsü ve karşılıklı saygı temelinde mümkün olabileceği görüşü dile getirildi.
Basının Sorumluluğuna Vurgu Yapıldı
TİMBİR açıklamasında medya kuruluşlarının tarihi ve hukuki konuları değerlendirirken doğrulanabilir bilgiye, uluslararası hukuka ve somut belgelere dayanmasının önemine de değinildi. Basının kamuoyunun doğru bilgiye ulaşmasındaki rolüne dikkat çekilen açıklamada, siyasi yaklaşımlardan uzak, objektif habercilik anlayışının korunması gerektiği ifade edildi.
Birlik, tarihi olayların çarpıtılmasına karşı durmayı sürdüreceğini ve Kıbrıs Türk halkının haklarının uluslararası hukuk ile tarihi gerçekler çerçevesinde savunulmasına katkı vermeye devam edeceğini belirterek açıklamasını tamamladı.