Malatya Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturmada, İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri çalışma gerçekleştirdi. Mart 2023 ile Ocak 2024 arasındaki dönemde yapılan yıkım işlerini üstlenen yüklenici firmalara ilişkin hazırlanan dört ayrı dosya kapsamında 9 Ekim 2026’da harekete geçildi.
Malatya Merkezli 7 İlde, 31 Adrese Eş Zamanlı Baskın
Soruşturma kapsamında belirlenen 31 adrese eş zamanlı operasyon düzenlendi. Aralarında kamu görevlilerinin de yer aldığı 26 şüpheli gözaltına alınarak emniyete götürüldü. İşlemleri tamamlanan şüpheliler daha sonra adli makamlara sevk edildi.
Yürütülen adli süreç sonunda 14 kişi hakkında tutuklama kararı verildi. Şüphelilerden bir kamu görevlisi hakkında ev hapsi uygulanmasına hükmedilirken, aralarında bir kamu görevlisinin de bulunduğu 8 kişi adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. İki kamu görevlisinin de aralarında yer aldığı 3 şüpheli ise savcılık tarafından serbest bırakıldı.
Soruşturmada 6 Kamu Görevlisi Hakkında İşlem Yapıldı
Dosya kapsamında gözaltına alınan 26 kişiden 6’sının kamu görevlisi olduğu açıklandı. Tutuklananlar arasında 3 kamu görevlisinin bulunması, soruşturmanın kamu kurumlarıyla bağlantılı iddialar yönünden de sürdürüldüğünü ortaya koydu.
Yıkım ihalelerine ilişkin dört ayrı soruşturma dosyasında rüşvet, ihaleye fesat karıştırma ve suçtan elde edilen malvarlığının aklanması iddiaları inceleniyor. Soruşturmanın devam ettiği, iddialara ilişkin adli sürecin sürdürüldüğü bildirildi.
Deprem Sonrası Yıkım İhaleleri Mercek Altında
6 Şubat depremlerinin ardından Malatya’da binlerce kişi evini kaybederken, kentte enkaz kaldırma ve yıkım çalışmaları hayati önem taşıdı. Böylesine ağır bir afetin ardından yürütülen kamu işlerinde ortaya atılan usulsüzlük iddiaları, kamu kaynaklarının nasıl kullanıldığı ve ihale süreçlerinin ne ölçüde denetlendiği sorularını da gündeme getiriyor.
Depremzedeler barınma, geçim ve yeniden hayat kurma mücadelesi verirken, afet sonrasındaki yıkım ihalelerine ilişkin yolsuzluk iddialarının soruşturulması kamu vicdanı açısından büyük önem taşıyor. İddiaların yargı sürecinde açıklığa kavuşturulması, varsa sorumluların hukuk önünde hesap vermesi ve kamu kaynaklarının kullanımına ilişkin şeffaflığın sağlanması bekleniyor.
Soruşturma kapsamında tutuklama kararları verilmiş olsa da şüpheliler hakkındaki iddiaların kesinleşmiş suç olarak değerlendirilmemesi gerekiyor. Yargı sürecinde elde edilecek deliller ve mahkeme kararları, dosyanın nihai sonucunu belirleyecek.