Kılınç, üreticinin yalnızca ürününü satmakta değil, üretim döneminden kalan borçlarını karşılamakta da güçlük çektiğini savundu. Banka ödemeleri, işçilik giderleri ve diğer üretim maliyetlerinin çiftçinin üzerinde önemli bir yük oluşturduğunu belirten Kılınç, kayısının yeterli alıcı bulamamasının sorunu daha da ağırlaştırdığını ifade etti. TMO’ya yönelik benzer bir alım çağrısının daha önce de gündeme getirildiği görülüyor.
Kayısı üreticisinin gündeminde satış ve borç yükü var
Yunus Kılınç, açıklamasında Malatya’daki kayısı üreticilerinin sezon boyunca büyük emek verdiğini ancak hasat sonrasında ürünlerini istedikleri koşullarda pazarlayamadıklarını dile getirdi. Üreticinin elindeki ürünü satamaması halinde finansal yükün giderek büyüdüğünü belirten Kılınç, kamu tarafından piyasaya yönelik bir düzenleme yapılması gerektiğini savundu.
Kılınç, özellikle TMO’nun üreticiden kuru kayısı almasıyla piyasada alıcı çeşitliliğinin artırılabileceğini ifade etti. Daha önce de bu yöndeki taleplerini yetkililere ilettiklerini belirten Kılınç, üreticinin yalnızca sınırlı sayıdaki alıcıya bağlı kalmaması gerektiğini söyledi.
Malatya Ziraat Odaları cephesinden TMO’ya yapılan çağrı, daha önceki aylarda da gündeme gelmişti. Kılınç, temmuz ayında yaptığı açıklamada da TMO’nun kuru kayısı alımı gerçekleştirmesini istemişti.

Ticaret Bakanlığı’na kayısı piyasası için denetim çağrısı
Açıklamasında yalnızca alım politikasına değil, tarımsal ürünlerin ticaret zincirine de değinen Kılınç, üretici ile tüketici arasındaki fiyat oluşumunun daha yakından incelenmesi gerektiğini söyledi.
Kayısı piyasasında ithal ürün bulunduğuna ilişkin iddiaların araştırılmasını isteyen Kılınç, Türkiye’nin önemli kayısı üretim merkezlerinden biri olduğu bir dönemde dışarıdan ürün girişine ilişkin kontrollerin önem taşıdığını ifade etti. Bu iddiaların ilgili kurumlar tarafından incelenmesi gerektiğini belirten Kılınç, özellikle gümrükler ve serbest bölgelerde denetimlerin artırılmasını talep etti.
Kılınç ayrıca tarımsal ürünlerin alım satımında kullanılan bazı belgelerle ilgili iddiaların da araştırılması gerektiğini dile getirerek, piyasadaki uygulamaların hem üretici hem de tüketici açısından şeffaf biçimde incelenmesi çağrısında bulundu.
“Üreticinin bahçesini sökmesine izin verilmemeli”
Malatya kayısısının geleceği açısından üreticinin yaşadığı ekonomik sorunların önemine dikkat çeken Kılınç, mevcut tablonun uzun süre devam etmesi halinde bahçelerin korunmasının zorlaşabileceğini belirtti.
Kılınç, özellikle 20-30 yıllık kayısı ağaçlarının ekonomik nedenlerle sökülmemesi gerektiğini vurgulayarak yetkililerden kalıcı çözüm istedi. Üretim aşamasında sağlanan mazot, gübre, makine-ekipman ve hayvancılık desteklerinin önemli olduğunu ancak çiftçinin ürününü pazarlarken de korunması gerektiğini ifade etti.
Geçmiş dönemde üreticilere verilen desteklerin zor koşullarda ayakta kalmalarına katkı sunduğunu belirten Kılınç, bu yılki piyasa şartlarının ise üreticiler açısından daha ağır bir tablo oluşturduğunu savundu. Malatya kayısısının üretim gücünün korunması için alım, pazarlama ve denetim mekanizmalarının birlikte ele alınması gerektiğini dile getiren Kılınç, ilgili bakanlıklar ve kamu kurumlarına çözüm çağrısını yineledi.