Malatya Deyince...
Malatya deyince aklıma önce bir şehir gelmiyor. Çocukluğum geliyor. Sıcacık sofralar, komşuluklar, birbirine selam veren insanlar geliyor. Bir de ne olursa olsun ümidini kaybetmeyen o güzel insanlar...
İnsan doğduğu topraklardan uzaklaşabilir fakat memleketi hiçbir zaman ondan uzaklaşmaz. Bir türküde, bir fotoğrafta, bir kayısının kokusunda, hatta bazen sadece "Malatya" kelimesini duyduğunda bile yüreğinin bir yeri sızlar.
Son yıllarda maalesef Malatya çok ağır günlerden geçti. Hepimizin canını yakan çok büyük acılar yaşandı. Evler yıkıldı, hatıralar enkaz altında kaldı. Ama bir şeyi kimse yıkamadı; Malatyalının birbirine olan bağlılığını, dayanışmasını ve yeniden ayağa kalkma gücünü...
Ben Malatya'yı sadece doğduğum yer olduğu için sevmiyorum. Orada öğrendiğim insanlığı, paylaşmayı, bir dilim ekmeği bölüşen, acıyı da sevinci de birlikte yaşayan o güzel kalpli insanları seviyorum.
Bugün belki farklı şehirlerde yaşıyoruz. Hayat bizi başka yerlere savurmuş olabilir.Fakat biliyoruz ki her Malatyalının içinde, dönmeyi bekleyen bir sokak, özlemle hatırladığı bir ev ve çocukluğunu sakladığı bir köşe vardır.
Diliyorum ki Malatya artık acılarıyla değil, yeniden yeşeren ümitleriyle anılsın. Çocuk sesleri sokaklarına yeniden karışsın, bereket sofralara yeniden dolsun. Çünkü bu güzel şehir, yaşadığı her zorluğa rağmen ümit etmeyi hiç bırakmadı.
Bazı şehirler sadece yaşanılan yer değildir. İnsanın kalbidir.
Benim kalbimin bir yanı da hep Malatya'da atıyor.