reklam
17 Eylül 2026, Perşembe
Malatya
Açık
19°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Malatya
00:00:00
İkindi vaktine kalan
reklam

İnsan Ne Çabuk Unutuluyor

YAYINLAMA:

Bazen durup düşünüyorum; insan ne çabuk unutuluyor.

Bir zamanlar hayatımızın içinde olan insanlar, yıllar geçtikçe bir fotoğrafın, eski bir eşyanın ya da hiç beklemediğimiz bir anda aklımıza gelen bir cümlenin içinde kalıyor.

Oysa  bir zamanlar ne kadar yakındılar.

Seslerini bilirdik, nasıl güldüklerini, hangi yemeği sevdiklerini, sinirlendiklerinde nasıl sustuklarını… Hayatımızın sıradan bir parçasıydılar. Sonra zaman geçti. Herkes kendi hayatına dağıldı.

Bazılarıyla araya mesafeler girdi, bazılarıyla kırgınlıklar. Bazıları ise artık sadece geçmişte kaldı.

Bunu en çok eski fotoğraflara bakarken hissediyorum.

Bir fotoğrafta herkes gülümsüyor. O anın içinde kimse geleceği düşünmüyor. Birkaç yıl sonra kimin nerede olacağını, kimin hayatımızdan çıkacağını bilmiyoruz. Fotoğraf aynı kalıyor ama insanlar değişiyor.

Belki hayatın en ilginç tarafı da bu.

Biz yaşarken her şey sonsuza kadar sürecekmiş gibi geliyor. Bir evin, bir arkadaşlığın, bir sohbetin, aynı sofrada oturmanın hep devam edeceğini sanıyoruz. Sonra bir bakıyoruz, üzerinden yıllar geçmiş.

Çocukluğumdan kalan bazı şeyleri hatırlıyorum. Bir evin kokusu, akşamüstü sokaktan gelen sesler, kapının önünde bekleyen birileri… O günlerde bunların sıradan olduğunu düşünüyordum. Şimdi dönüp bakınca, insanın en çok özlediği şeylerin aslında o sıradan günler olduğunu anlıyorum.

Hayat büyük anlardan çok, küçük ayrıntılardan oluşuyormuş.

Birinin “Geldin mi?” diye sorması, mutfaktan gelen çay kokusu, uzun bir akşam sohbeti…

Sonra bunların hepsi birer hatıraya dönüşüyor.

Belki insanın elinde sonunda sahip olduğu şey de bundan ibaret. Yaşadığı günler ve başkalarının hayatında bıraktığı küçük izler.
Bu yüzden artık bazı şeyleri daha fazla ertelemek istemiyorum.

Aramak istediğim insanı aramak, söylemek istediğimi söylemek, sevdiğime sevgimi göstermek…

Çünkü hayat, “sonra yaparım” demek için sandığımızdan daha kısa.

Bir gün biz de geçmişte kalanlardan biri olacağız.

Belki bir fotoğrafın içinde, belki eski bir evin hatırasında, belki birinin aklına gelen kısa bir anıda…

Bence önemli olan çok uzun hatırlanmak değil.

Birinin yüzünde güzel bir gülümseme bırakabilmek.

Gerisi zaten zamanın işi.

İnsan ne çabuk unutuluyor.

Ama bazı insanlar, az hatırlansalar bile güzel hatırlanıyor.

Sanırım asıl mesele de bu.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız